| Tarih | 04-12-2012 |
| Mesaj | 8. dönem mezunlarımızdan Abdullah Ercan DİB İzmir Tire Eğitim Merkezine eğitim görevlisi atanmıştır. Tebrik ediyoruz. |
| Tarih | 04-12-2012 |
| Mesaj | 8. dönem mezunlarımızdan Mehmet Zülfü Cennet Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesine Tefsir öğretim görevliliği kadrosuna atanmıştır. Tebrik ediyoruz. |
| Tarih | 04-12-2012 |
| Mesaj | 8. dönem mezunlarımızdan Ahmet Koç Diyanet İşleri Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına müfettiş yardımcısı olarak atanmıştır. Tebrik ediyoruz. |
| Tarih | 03-12-2012 |
| Mesaj | "Usul-ı Fıkıh ilminde, bildiğimiz kadarı ile, ilk defa eser veren, imamların imamı, ümmetin kandili İmam-ı Azam Ebu Hanife'dir. Şöyle ki; kendisine ait 'e'r-Re'y' adlı kitapta istinbat yollarını açıklamıştır. İki arkadaşı İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed de o kitabı okumuşlardır. Sonra İmam Şafii Risale'sini yazmıştır." (Usul-ı Serahsi'nin tahkik edicisi Ebu'l-Vefa e'l-Efğani) |
| Tarih | 03-12-2012 |
| Mesaj | Allah hayırlı uğurlu etsin. |
| Tarih | 01-12-2012 |
| Mesaj | En çok mağduriyete uğrayan dostlarımızdan Ahmet Yasin Küçüktiryaki'nin, ihlasının ve sabrının nihayetinde, yapılan sınavlarda başarı göstererek Dokuz Eylül Üni. İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalına Öğretim Görevlisi olarak atanma hakkına nail olması bizi ziyadesiyle memnun ve mesrur kılmıştır. Allah Teâlâ yeni görevini hayırlı ve bereketli eylesin, kendisini görevinde muvaffak ve görevini de kendisine müyesser kılsın, mahcub etmesin. |
| Tarih | 23-11-2012 |
| Mesaj | Eywallah Şeyh erkencisin bakıyorumda :) |
| Tarih | 23-11-2012 |
| Mesaj | Cumanız mübarek olsun. |
| Tarih | 20-11-2012 |
| Mesaj | Maşallah yine döktürmüşsün. Cafer Hocanın (Allah selametlik versin) dediği gibi: "Ah şu Usul-i Fıkıh Ahhhhhhhhhhhhhhhhh.............Ah bir naslara tatbik edebilseydim...İşte o zaman hoca olurdum. Herkes hocaysa bende hocayım.Kimin kızından aşağıyım. Ama işteeee......Ula Adem görüyorsun işte...."Sabah sabah Cafer hocayı yadettik. Bizim için yad-ı cemil oldu. |
| Tarih | 19-11-2012 |
| Mesaj | İlm-i Usûl-ı Fıkh-ı Metîn dahî ulûm-i resmiyyeye serdefter ve rusûm-i ameliyyeye asl-ı mihterdir. Her amelden ânda bir behre ve her fenden bir semere mukarrerdir. Hak budur ki ilm-i garîb ve dâniş-i acîb ve dil-firîbdir. Sair ulûmdan meziyyet-i atıyyesi belki hissiyyesi vardır. Zîrâ cümle ulûm aksâm-ı selâseye maksûmdur: Evvel, aklî. Mahz hisâb ve hey'et ve sâir riyâziyyât gibi. Sânî, naklî. Sırf ilm-i tefsîr ve ahbâr gibi. Sâlîs, hem aklî ve hem naklî. Mecmeu'l-bahreyn; menba'-i ilm-i usûl-i fıkh gibi. Pes neş'e-i basît ile keyfiyyet-i terkîb, rütbe-i karîb olmaz. Nitekim ilm-i mezbûr hakkında ehâliyy-i fudûl dimişlerdir: "اذا تقرر الوصول بالاصول نطق اللسان بالفضول" (Nev'i Efendi) |