| Tarih | 25-12-2012 |
| Mesaj | Yakup Hocam hani "anladın sen onu" deniliyor ya:) Hocam biz kurum değiştirenler olarak aslında "Başkanlık" mezunu olduk. Maksad tevil ya, uydur kaydır mine'l-becer. |
| Tarih | 24-12-2012 |
| Mesaj | Herkese selam.Ya İbrahim Hocam Diyanet İşleri Başkanlığı Mezunları ne demek... literatüre yeni mezuniyet çeşitleri katıyon bakıyomda. |
| Tarih | 24-12-2012 |
| Mesaj | selamunaleykum meşayıh. Sitenin ilk açılışındaki paylaşılan konular yapılan yorumlara bir de şimdikine bakıyorum da ne kadar farklı demek ki para ve mevki artınca ilim ihsan feyiz de artıyor. "Bize bu yorumları yaptıran daha önceki bilgi birikimizdir" diyen çatlak sesleri de duyar gibiyim ama dervişin fikir ve zikir etkileşimini anmadan edemeyeceğim. Aklıma "Diyanet İşleri Başkanlığı Mezunlarının Düşünce Ufkuna Etki Eden Problemler" diye bir makale yazmak geldi:) Bunu da hadis ve fkıh açısından değerlendirmeyin:) |
| Tarih | 21-12-2012 |
| Mesaj | burada hadisi ön plana çıkarmak gibi bir amacım yok. sadece İsmail lütfi Çakan'ın bazı güzel cümlelerini sizinle paylaşmak istedim. İmam Tirmizi Sünen'i hakkında ne diyor: "Kimin evinde bu kitap bulunursa orada konuşmakta olan bir Peygamber var demektir." Peygamber'i dinlemek isteyen hadis kitaplarını döner dolaşır yine okur. (bizim oğlan bina okur döner döner yine okur) gibi.. |
| Tarih | 21-12-2012 |
| Mesaj | O ifadeler Sünnet ve Hadis Alimi ve aşığı İsmail Lütfi Çakan'a aitti. Kur'an bir insan hayatı olarak indirilecek olsaydı bu, Hz. Muhammed'in (sas)hayatı olurdu.M. Hamidullah."Hadis ilmi, mevkii yüksek ve faydası büyük olan bir ilimdir. Hükümlerin çoğu Ona dayanır; helal haram Onunla kavranır. sahabe neslinden gerek çok, gerek az hadis rivayet edenler, hepsi Peygamber ve sünnet anlayışları çerçevesinde derin bir sorumluluk duygusu, ilmi titizlik ve dini dikkat içinde olmuşlardır. Fıkıh bir anlamda fıkhu'l hadistir."Hadisçiler Hz. peygamber'in yakınlarıdr; her ne kadar kendileriyle sohbet etmemişlerse de sözleriyle sohbettedirler. |
| Tarih | 21-12-2012 |
| Mesaj | İslam kültür ve medeniyeti, Hz. Peygamber'in yaşayış tarzı ve tebliğleri demek olan Sünnet'ten kaynaklanır. Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği İslam esaslarının en anlaşılır ve isabetli açıklaması Sünnet'tir. Bunun için Sünnet'in doğru olarak tanınıp yaşanması, İslam kişiliğinin, bilgi ve amel yönünden vazgeçilmez şartıdır. Sünnetsiz bir İslam kimlik ve kişiliği düşünmek mümkün değildir. O halde çağımız müslümanı, kültür hazinesinde sıhhatli bir sünnet ve hadis bilgisine yer vermek zorundadır. Bu bilginin amele dönüştürülmesi ise, İslam'ın sosyalleştirilmesi anlamına gelecektir. |
| Tarih | 21-12-2012 |
| Mesaj | seni gidi fıkıhçı, seni... |
| Tarih | 21-12-2012 |
| Mesaj | Eyyuhe'ş-Şuyûh! Bir bilgi paylaşmak istiyorum; ama kızmak yok. Baki b. Mahled 'e'l-Musnedu'l-Kebir'inde hadis rivayet eden 1300'den fazla sahabe adını zikrediyor. Buna göre hadis ravisi olan sahabe sayısı ortalama olarak 1300. Müctehid sahabe sayısı da 162. Bu iki rakamı birbirine oranlarsak yaklaşık olarak sahabe içinde 10 hadisçi varsa buna karşılık 1 fıkıhçı var diyebiliriz. Demek ki sahabe toplumunda fıkıhçılar hadisçilere oranla %10 oranında. Dolayısıyla çok hadis rivayet eden veya bilen ictihad edebilir diye bir kural yoktur. Mesela en çok rivayet eden sahabi 5374 rivayetle Ebu Hurayra'dır. Ama fıkıhta bir numara değildi. 130-140 civarında rivayeti olan Hz. Ömer ise fıkıhta bir numaradır. (Orhan Çeker) Aynen Hadiste buyurulduğu gibi "فليبلغ الشاهد الغاءب لعل الغاءب اوعى من سامع" Yani hadisçiler aktarır; fıkıhçılar anlar. |
| Tarih | 21-12-2012 |
| Mesaj | Hz. Rasûlullah'tan (s.a.s) sonra sahabe ve diğer ulema için içtihadın ölçüsü aynıdır. O da şudur: İctihadın muteber olması için; 1. Ehlinden sadır olması (ehliyetli kimsenin yapması, tabi ictihada ehil olmak için bilinmesi şart olan şeyler vardır). 2. Mahalline masruf olması (ictihadın caiz olduğu hususlarda yapılmış olması). Bu ikisi varsa kişide o kişi ictihad eder. Tabii Sahabe (r.a)-Hz. Rasûlullah'ı (s.a.s) gördükleri için- onların ictihad edenleri takva, saf akıl, saf kalb, saf ruh vs. açısından ictihada daha ehildiler. (Bu son cümlenin güzel açıklaması için bk. 27. söz)Ama bu sahabeden sonrakiler ictihad derecesine ulaşamazlar anlamına gelmez. |
| Tarih | 20-12-2012 |
| Mesaj | O zaman Fatih Hocam şöyle bir istifham zihnimde beliriyor değerli bilgi ve yorumlarını paylaşırsan sevinirim. Sahabe için müctehidlik ölçüsü nedir. |