| Tarih | 03-06-2013 |
| Mesaj | YARIN ELBET BİZİM ELBET BİZİMDİR GÜN DOĞMUŞ GÜN BATMIŞ EBED BİZİMDİR. (NFK) |
| Tarih | 03-06-2013 |
| Mesaj | LÜTFEN TWİTTERİ KULLANIN... ÖNEMLİ PAYLAŞIMLARI YAYIN...PAYLAŞIN...RT YAPIN... BEN ORADAN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM... SESSİZ YIĞINLARIN SESİ KENDİNİ BİRAZ GÖSTERSİN... BU ÜLKE SAHİPSİZ DEĞİL... |
| Tarih | 03-06-2013 |
| Mesaj | gerçekten çok büyük bir oyun oynandı. Allah zalimlere, fasıklara, münafıklara fırsat vermesin. İnşallah bunun sonucunda hayır olur. (Sizin için şer olan şeylerde hayır olabilir) |
| Tarih | 03-06-2013 |
| Mesaj | İlk defa bir şehirde kendimi (müslümanları) öteki hissettim. Arkadaşlar çok garip bir yer burası her akşam tencere tava çalıyorlar. Mustafa Kemal'in askerleriyiz diye slogan atıyorlar. Şu sözü şimdi daha iyi anlıyorum: شرف المكان بالمكين |
| Tarih | 02-06-2013 |
| Mesaj | Dall bi'l işare, Dâll bi'd-delale... hadisler için de geçerli değil mi? Tavsiye niteliği olan hadisler de bir emir ve kanun hükmündedir. Bunlar üzerinden Hukuk kuralları oluşturulabilir. Yoksa Dini hukukun kaynağını nasıl oluşturursunuz. Bu zaten akl-ı selimin gereğidir. (Vakıf örneği güzel) |
| Tarih | 31-05-2013 |
| Mesaj | Arkadaşlar herkese selam Okuduğum bir bilgi notunu paylaşmak istiyorum. Efendimizin bayanat ve fetva-i münifelerinin ekserisi de kazaya-i seniyeleri gibi cevamiü’l-kelim idi. Yani “zarar ve mukabele-i bi’z-zarar yoktur”, “Bir şeyin nef’i damanı mukabelesindedir”, “Zalim kök için hak olmaz”, “Beyyine müddei, yemin münkir üzerinedir” Hadis-i şerifleri gibi kaide-i külliye suretinde şerefsüdur olurdu. Fıkhın ahkam-ı külliye ve asliyesi de işte bu vecihle teessüs ediyordu. (Medhal, Mehmed Seyyid) |
| Tarih | 31-05-2013 |
| Mesaj | Peki Fıkıh ilminin anlattığı vakıf, neye dayalı? Tabiki sünnete (sadaka-i cariye başta olmak üzere daha birçok sünnetten delili vardır vakfın). İmdi sözümona "Fıkıh usulü kültür ve medeniyette sünneti model almada yetersiz kalmıştır" iddiasının doğru olabilme ihtimali var mı? Takdir siz muhterem şuyûhundur. |
| Tarih | 31-05-2013 |
| Mesaj | Peki Fıkıh ilminin anlattığı vakıf, neye dayalı? Tabiki sünnete (sadaka-i cariye başta olmak üzere daha birçok sünnetten delili vardır vakfın). İmdi sözümona "Fıkıh usulü kültür ve medeniyette sünneti model almada yetersiz kalmıştır" iddiasının doğru olabilme ihtimali var mı? Takdir siz muhterem şuyûhundur. |
| Tarih | 31-05-2013 |
| Mesaj | Onca cami, han, hamam, kervansaray vs. İslam kültür ve medeniyetinin ürünü şeyler, sizce acaba nasıl yapıldı? Vakıf müessesesi sayesinde değil mi? Peki vakıf, başka bir millette, başka bir medeniyette var mı? Sadece İslam'da var. Ve Vakfın hukukunu sadece Fıkıh ortaya koyup anlattı...Yani İslam medeniyeti=Fıkıh medeniyeti. |
| Tarih | 31-05-2013 |
| Mesaj | Yakup hocamın dediğine katılıyor ve bir ilavede de ben bulunmak istiyorum. Bence biz müslümanlar olarak önemli olan teşri'dir. Dinin hükmünü ortaya koyabilmektir. Bunu yapan fıkıh usulüdür. Bunu yapabilirse günümüz uleması, zaten müslümanlar olarak bizim kültür ve medeniyetimiz İslam teşri'i çerçevesinde kendiliğinden oluşacaktır. Doğuşundan günümüze var olan İslam medeniyetini ortaya koyan, esasen fıkıh usulüdür. Zaten İslam kültür ve medeniyeti, aslında bir Fıkıh Medeniyetidir... |