| Mesaj | İMAM HATİP OKULLARINI BEKLEYEN BÜYÜK TEHLİKE Ne var ki 28 Şubat süreciyle birlikte bazı Müslümanlar, “ruhsat” olarak benimsedikleri duruşları zamanla “azimet” gibi algıladı. “Zaruret” kavramı, hevalara göre tanımlandı, kızların başlarını açıp okumaları ya da çalışmaları yönünde fetva (!) verildi. Bir zamanlar nisbi de olsa batılılaşmaya karşı direnen ilahiyatlar da bu süreçten etkilendi, yetiştirdiği öğrencilerle batıyla bütünleşme yarışı içerisine girdi. 28 Şubat’tan önce liberal batıcı, kapitalist batıcı, sosyalist batıcı vardı. 28 Şubat’tan sonra listeye Müslüman batıcılar da eklendi. İlahiyata pardesüyle giren kız öğrenciler, etek-ceketle ya da etek-pantolonla mezun oldu. Öğrenciye ilim yerine mücerred bir öz güven verildi. Fıkıh bilmediği halde kendini Ebû Hanife, hadis bilmediği halde Buharî zanneden, aklına uyanı dinden sayan, uymayanı reddeden, selef referans gösterildiğinde “onlar da âlim ben de” diyen bir nesil yetişti. İşte yeni imam hatiplerde bu usûlde yetişen hocalar da görev yapmakta hatta 28 Şubat sürecinin etkisinin azalmasıyla öğretmen olarak atanan bu ruhsatçı gençler kendileri gibi bir nesil yetiştirmeye başladı bile. Bu yüzden yeni İmam Hatip okullarını bekleyen en büyük tehlike ruhsatla okuyan ve zamanla onu azimet gibi gören bu öğretmenlerdir. [İhsan Şenocak] |