| Mesaj | filmi duymuş hatta sinemada izlemeyi kafama koymuştum.fakat nasip olmamıştı. son zamanlarda beni böyle heyecanlandıran bir film olmamıştı doğrusu.göğüs nahiyesinde taştan bir kalp taşıyanları bile hüzünlendirecek bir hikaye anlatıyor.evet bu film eğlencelik bi şey değil bi kere.aksine kederlenmek için birebir .tabi bazıları ne demek yani diyebilir .ben de bazı insanların gerilmek ve korkmak için korku filmi izlemesine anlam veremezdim ama demek ki insanın sadece gülmeye ve eğlenmeye ihtiyacı yok.arasıra şöyle bir efkarlansam da kendime gelsem kurtlarımı döksem dediği zamanlar da oluyor.zaten şair , “hüzün ki en çok yakışandır bize” diye boşuna söylememiş. filmde yeni tabirle atraksiyon denen şeyler yok.ne var ki soğuk nevale cinsinden sanat filmi falan da değil.kısacası bir türkü gibi bu film.türkü dinlemeyi seven birisi mutlaka haz alır.çünkü onda da bir dram demeyeceğim esaslı bir hikaye vardır.hikaye bittiğinde ee ne olmuş denmez, her şey de anlatılmaz ,akılda sorular kalır, mutsuz son vardır belki ama hikaye ve nasıl anlatıldığıdır önemli olan .son olarak bana öyle geliyor ki bir kızkardeşi olanlar ,abi olanlar bu filmi çok iyi anlar.emeği geçenlerin özellikle Atalay taşdiken in ellerine sağlık… |