SİVRİALAN.com ZİYARETÇİ DEFTERİ
 


Mesaj ekle   

IsimUmur İMAM Bölüm-1
Tarih3/02/2007
Ülkeclick picture for more information
MesajTekrar merhaba arkadaşlar bir önceki yazının devamı...'Dört Temel Madde' Parmenides ile Herakleitos bir bakıma birbirinin tam karşıtıydı. Parmenides'in aklı hiçbir şeyin değişmeyeceğini biliyordu. Buna karşılık Herakleitos'un duyusal deneyimi ise doğada hep değişimler olduğunu açıkça göstermekteydi. Hangisi haklıydı acaba? Aklın dediğine mi inanalım, yoksa duyulara mı güvenelim? Hem Parmenides hem de Herakleitos ikişer önerme getirmiştir. Parmenides şöyle diyor: a) Hiçbir şey değişmez. b) Dolayısıyla duyusal izlenimlere güvenilemez. Buna karşılık Herakleitos şunu söylemektedir. a) Her şey değişir(“Her şey akar”). b) Duyu izlenimlerine güvenilebilir.
Filozoflar arasında bundan daha derin bir görüş ayrılığı da olamaz herhalde' Peki ama hangisi haklı? Felsefeye, içine dolandırdığı bu yumaktan çıkmanın bir yolunu sonunda Sicilyalı Empedokles(İ.Ö. 494-434) gösterecekti. Parmenides'in de Herakleitos'un da birer önermesinin doğru olduğunu, ama başka bir noktada her ikisininde yanıldığını öne sürdü. Empedokles'e göre bu büyük anlaşmazlığın kaynağında, filozofların neredeyse doğal bir şekilde sadece bir tek ilk madde bulunduğunu var sayması yatıyordu. Eğer bu doğru olsaydı, aklı ile duyuların verdiği bilgiler arasındaki uçurum gerçekten aşılamazdı. Elbette suyun bir balığa ya da kelebeğe dönüşmesi mümkün değildir. Su hiç değişmez.


IsimUmur İMAM Bölüm-2
Tarih3/02/2007
Ülkeclick picture for more information
MesajArı su sonsuza dek arı su olarak kalacaktır.Yani Parmenides hiçbir şeyin değişmediğini söylerken haklıydı. Ama Empedokles bir yandan da duyularımızın bildiklerine güvenmemiz gerektiğini söyleyen Herakleitos'a da hak veriyordu. Gördüklerimize inanmamız gerekir.Ve doğada durmadan bir şeylerin değiştiğini görüyoruz. Empedokles şu sonuca vardı:Sadece bir tek ilk maddenin olduğu düşüncesinden vazgeçmek gerekiyordu. Ne hava ne de su tek başına bir gül fidanına ya da bir kelebeğe dönüşebilirdi.Yani doğanın bir temel maddeden çıkıp gelişmiş olması mümkün değildi. Empedokles'e göre doğada dört madde ya da kendi değişiyle 'kök' vardır: toprak, hava, ateş ve su. Doğadaki değişimler bu dört maddenin birbirine karışıp ayrışması sayesinde gerçekleşmektedir. Çünkü her şey toprak, hava, ateş ve sudan meydana gelmiştir, ama karışım oranları farklıdır. Bir çiçek ya da hayvan öldüğünde, dört ana madde birbirinden ayrılmış demektir. Böyle bir değişliği gözlerimizle görüp izleyebiliriz. Ama bir yandan da toprak ve hava, ateş ve su hiç değişmeden kalır, yer aldıkları karışımlardan hiç etkilenmezler. Yani 'her şey' değişiyor demek, doğru değildir. Aslında bir şeyin değiştiği yoktur. Dört değişik maddeyi karıştırıp ayırıyor, sonra yeniden karıştırıyoruz-bütün olup biten bundan ibaret işte.Bunu bir ressamın yaptıklarıyla karıştırabiliriz.


IsimUmur İMAM Bölüm-3
Tarih3/02/2007
Ülkeclick picture for more information
MesajEğer ressamın elinde tek bir renk, diyelim ki kırmızı varsa,yeşil ağaçların resmini yapamayacaktır.Ama eğer sarı,kırmızı, mavi ve siyah boyalara sahipse, bunları farklı oranlarda karıştırarak yüzlerce değiş renk elde edebilir.Mutfak işleri de bir başka örnek. Dolabımda sadece un varsa, kek yapabilmek için sihirbaz olmam gerekir.Ama hem yumurta ve un, hem de süt ve şeker bulunuyorsa, bu dört ham maddeyle çeşit çeşit kekler pişirebilirim. Empedokles'in toprak, hava, ateş ve suyu doğanın kökleri olarak görmesi bir rastlantı değildi. Daha önce başka filozoflar ilk maddenin su, hava ya da ateş olması gerektiğini kanıtlamaya çalışmışlardı. Su ve havanın doğadaki önemli unsurlar olduğunu Thales ve Anaksimenes vurgulamıştı.Yunanlılar ateşi de çok önemli sayıyordu.Örneğin güneşin yaşam için ne kadar önemli olduğunun ve insan ya da hayvanlardaki beden ısısının farkındaydılar. Belki de yanan bir tahta parçası dikkatini çekmişti Empedokles'in.Yanma sırasında bir şey çözülüp dağılmaktadır.Tahtadan gelen çatırtı ve fokurtuları duyarız.Bu sudur.Bir de duman çıka. Bu da havadır. Ateşi zaten görüyoruz.Alevler söndüğünde geriye küller kalır yani toprak. Empedokles doğadaki değişimlere dört kök maddenin birbirine karışması ve ayrılmasının yol açtığını gösterdikten sonra, geriye hala cevaplanması gereken bir soru kalmaktadır:


IsimUmur İMAM Bölüm-4
Tarih3/02/2007
Ülkeclick picture for more information
MesajBu maddeler neden bir araya gelip yeni bir yaşam oluşturuyor? Ve bir karışım, örneğin bir çiçek neden tekrar dağılıp gidiyor? Buna yanıt olarak doğada iki farklı kuvvetin etkide bulunması gerektiğini söylemişti Empedokles. Bunlara sevgi ve çatışma adını vermişti. Şeyleri birleştiren sevgidir, parçalayan ise çatışma. Demek ki Empedokles madde ile kuvvet arasında ayrım yapıyor. Bu dikkat etmemiz gereken bir nokta. Günümüzde de bilim, temel maddeler ile doğa kuvvetleri arasında ayrım yapmaktadır. Çeşitli temel maddeler ve Birkaç doğa kuvvetinin etkileşiminden hareketle bütün doğal süreçleri açıklayabileceğine inanıyor modern bilim. Empedokles'in ele aldığı bir başka soru da, bir şeyi duyumladığımız sırada tam olarak neyin olduğuydu. Örneğin nasıl oluyor da, bir çiçeği 'görebiliyorum'? O anda nasıl bir şey gerçekleşiyor? Empedokles doğadaki diğer her şey gibi gözlerimizin de toprak, hava, ateş ve sudan oluştuğunu düşünüyordu. Yani gözümdeki toprak gördüğüm şeyde bulunan toprağı algılar ve gözdeki hava da görülen şeydeki havayı, ateş ateşi, su da suyu kavrar. Eğer gözümüzde bu maddelerden biri bulunmasaydı, doğanın tümünü göremeyecektir... Bu günlük bu kadar diğer Felsefe yazılarım diğer gün görüşmek üzere hoşça kalın,dostça kalın. Kitap okuyun ve okutun SEVGİLERLE...


IsimSİVRİALANLI
Tarih3/02/2007
MesajSEVGİLİ SİTE YÖNETİCİLERİ.BİKAÇ GÜNDÜR ESEN SERT RÜZGARA AİT TÜM YAZIŞMALARI BAKIYORUMKİ KALDIRMIŞSINIZ.BU HOŞ OLMAYAN TARTIŞMAYA NEDEN OLAN YAZIDAN İTİBAREN SİLMİŞSİNİZ.
BEN HEPİNİZDEN YAŞÇA BÜYÜĞÜM.GÖSTERDİĞİNİZ BU OLGUN DAVRANIŞ TAM SİZE YAKIŞAN DAVRANIŞ OLMUŞ.UMARIM İNSANLAR ARTIK BURAYA YAZARKEN DAHA DİKKATLİ DAVRANIR.HEPİNİZİN GÖZLERİNDEN ÖPÜYORUM


Isimsivrialan
Tarih3/02/2007
Mesaj


Isimtolga tamer
Tarih2/02/2007
Web SayfanDUYURU
MesajARKADAŞLAR PAZAR GÜNÜ PİR SULTAN ABDAL DERNEĞİNDEKİ AŞURE GÜNÜNÜN SAATİNİ 13:00 OLARAK DÜZELTİYORUM


Isimveysel dalkilic
Tarih2/02/2007
Mesajboyle şeyler yapmayın arkadaşlar bu siteyi okuyan.var bu konuşmaları dernekte yaplır teşekürler


Isim
Tarih2/02/2007
MesajARKADAŞLAR BU VİDEO YU BİR İZLEYİN.SİTEMİZDEKİ BİR ÇOK VİDEODAN BİRİSİ.DİKKATİNİZİ ÇEKMEK İÇİN BURDA."Aşık Veysel-Karanlık Dünyam.Bölüm 1"


Isimtolga tamer
Tarih2/02/2007
Web SayfanDUYURU
Mesaj04-02-2007 PAZAR GÜNÜ SAAT 14:00DAN SONRA PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİNDE AŞURE GÜNÜ YAPILACAKTIR.ADRES:İLKER 1.CAD EMLAK ŞARKIŞLALILAR LOKALİ YANI,ŞAMDAN DÜĞÜN SALONU ÜST KATI


Sayfa 70 ilgili 269 << Birinci < 67 68 69 70 71 72 73 > Son >>