| Date | 2007-11-15 |
| Location | |
| Message | çok güzel bir web sayfası olmuş perde.biz çalışanları olarak başarılar. |
| Date | 2007-11-13 |
| Message | BEZ SENDEN DERTLİ... AKARSU OLUPTA ÇAĞLAMA GÖNÜL, SAĞA-SOLA VURDUĞUN TAŞ SENDEN DERTLİ... NASIL OLSA DENİZE ULAŞTIM DEME, BUĞU BUĞU TÜTEN TUZ SENDEN DERTLİ OVALAR, YOLLAR, BAYIRLAR AŞSAN; İÇİNDEKİ HARI DERYA YA SALSAN, YORULUPTA BİR GÖLGEYE OTURSAN, GÖLGESİN TATTTIĞIN DUT SENDEN DERTLİ... YAŞ KEMALE ERDİ NE YAPTIN GÖNÜL ? UMMANIN SIRRINA VARDIM MI OLA ? DÜŞÜNDE GÖRDÜĞÜN BİR VELİ DERVİŞ, DERVİŞİN ELİNDE GÜL SENDEN DERTLİ... MEHMET YÜCEL DER Kİ ;GEÇİYOR GÜNLER, GEÇTİĞİ YERLERDE BİTMİYOR OTLAR EKSİLDİ BİR BİR YADİGAR DOSTLAR TABUTA ÇEKİLEN BEZ SENDEN DERTLİ... MEHMET YÜCEL KAYA 25/01/2005-ÇAĞLAYAN/İSTANBUL |
| Date | 2007-11-06 |
| Message | BARIŞ, FİZİK, ÖLÜM VE SEN… --------------------------------------------- Buğday başakları kurudu saçlarında, Ekim yağmurları yağıyor bak avuçlarına, Aç yılanın sıçan arayış sürünme turları gibi Ölüm gözlüyor olsa da köşe başlarında Dert etme gülüm, Selam olsun Azrail dostumuza… Urartular geçmiş olsa da bedenimizden Burnumuza Masis dağı, Gözlerimize urmiye gölü deselerde, Uygarlıkların yorgunluğunu taşısa da hücrelerimiz Çıkacaktır elbet insanlık , Çıkacaktır Onur, Çıkacaktır sorgu, Aydınlıkla dolu “Bilim” yoluna… Ve ey sen yıldızların dostu Aslan ODTÜ’lü... Bu kadar yalnız, Yıkık, Ve hüzünlüyken Neden bıraktın ? Sosyal demokratlarını yaralı, Boynu bükük, Sorunlarla baş başa… Bir güvercin daha kanatlandı bilinmezlere, Aksayan fizik, Mahkum oldu engelli, Tekerlekli arabaya… Bir kütüphane daha yakıldı , Göz göre –göre… Neden ? Nasıl ? Niçin ? Kim ? Soruları karşılıksız kaldı dudaklarda… Birileri uyandırsın bizi anlamsız uykumuzdan, Yalan desinler, Gelecek desinler, Yağmur olup, Dolu olup, Kar olup inecek desinler… Kurak , Bozkır, Bu verimsiz topraklara… 06/11/2007 ÇAĞLAYAN/İSTANBUL |
| Date | 2007-11-03 |
| Message | ELVEDA…(*) Musalla taşında mı yatıyorum ? Bu cılız kalabalık, Kimi niçin bekliyor ? Canlarım- cananlarım nerdeler ? Beni bırakıp bu soğuk mermerde, Hangi karanlık dehlize gittiler ? Benimde kalem tutan ellerim vardı Büyümek, sonu olmayan masaldı. Gün doğsun-gün kararsın, Ana dizi yastıklardan sıcaktı. Yokluğu yüklemiştim İlkyaz bulutlarına, Alabildiğine seviyordum börtü böceği Kucaklamıştım, Tüm çocuk gülücükleri, Kucaklamıştım, Göçebe sesleri… Benimde gören gözlerim, Türküler okuyan dillerim, Çiçek açan yüreğim vardı Gül yüzlü öğrencilerimin Teneffüsse çıkış haykırışları, Kulağımda asılı kaldı… Şimdi bir var-bir yok oldum Kefken’de güneşi göremeyeceğim, Sapanca’da buzlu rakı içemeyeceğim Dostlarımla çaylı sohbetler yapamayacağım, Ellerim tutamayacak susamlı simidi Sevda şiirleri okuyamayacağım… Islanmamak adına kaçamayacağım yağmurlardan, Kapı zilinde adım olmayacak, Bağdaş kurup paşa sedirimde Kahvemi yudumlayamayacağım, Bir var-bir yok oldum, Öyle mi ? MEHMET YÜCEL KAYA HALİDE EDİP MAH-ŞİŞLİ İSTANBUL (*)-16/04/2007 tarihinde vefat eden İlkokul öğretmenim Süleyman TOR ve onun nezrinde kaybettiğimiz tüm demokrat öğretmenlere… |
| Date | 2007-10-27 |
| Message | ŞEYTANA ÖFKE ----------------------------------- Bir bilseniz yalnızlığımı, Dizelere sığınmak yetmiyor… Bir bilseniz yaralarımı, Merhemler yetişmiyor… Bir uçurtma uçurdu GEZMİŞ Deniz, Uçurtmayı seyreyledik yıllarca… Amaçsız, Çekingen ve korkakça… Silkinmedik gece karanlığından, Silkinmedik sonu gelmez kabustan… Oysa nazlı-nazlı süzülürken, “Var olmak budur canım kardeşim” Diyordu usulca… Bir çığlıktı ÜÇOK Bahriye, Arap saltanatında köle, Koca hükümranlığında dayak, Çocuk doğurmada tavşan, Çoğalan, Çoğalan, Çoğalan yıkık şehirler gibi … Boynu bükük, Yalnızların, Anaların, Kadınların meşalesi… Kozmos aydınlık, Evren yaratıcısıydı MUMCU Uğur, Kızgın ateş topu… Karanlıklar aydınlandıkça ateş topundan Şeytanlar çoğalttı; Kirli, Dışkı dolu püskürtme suyunu… Birer – birer yok edecek misiniz bizi ? İnsan kisveli Şeytanlar… Dünya yuvarlak dedi Galileo GALİLEİ… Bakın işte dönüyor Yine dönecek, Yine dönecek, Yine !.... Siz isteseniz de, İstemeseniz de, Bu ahir devran… 24/01/2007-BATIKENT/ANKARA |
| Date | 2007-10-22 |
| Message | UMUDA SERZENİŞ … Soldu yaban gülleri Kimsesiz, Soluksuz, Çaresiz, Dağ yamaçlarında… Yitti dal gibi ince fidanlar, Yorgun, Sessiz, Nefessiz Mahpushane Kuytularında… Uçurtma olup kayboldular gözden İnce narin, Güleç, Sitemsiz, Bereketli, Yağmur bulutları… Arıyorum yitiklerimi Nerdesiniz ! Çıkın artık Siz olmadan Deniz Balçık, Siz olmadan Güvercinler vuruldu güpegündüz Siz olmadan direnç öksüz Kitap dilsiz Şiir renksiz Mavi sürgün… Bırakmayacağım sizi bir daha!... Haykırsanız, Ağlasanız, Ayaz olup dokunsanız, Dokunsanız, Gözyaşlarıma… Mehmet YÜCEL KAYA 19/10/2007-ÇİFTEHAVUZLAR/İSTANBUL |
| Date | 2007-10-22 |
| Message | UMUDA SERZENİŞ … Soldu yaban gülleri Kimsesiz, Soluksuz, Çaresiz, Dağ yamaçlarında… Yitti dal gibi ince fidanlar, Yorgun, Sessiz, Nefessiz Mahpushane Kuytularında… Uçurtma olup kayboldular gözden İnce narin, Güleç, Sitemsiz, Bereketli, Yağmur bulutları… Arıyorum yitiklerimi Nerdesiniz ! Çıkın artık Siz olmadan Deniz Balçık, Siz olmadan Güvercinler vuruldu güpegündüz Siz olmadan direnç öksüz Kitap dilsiz Şiir renksiz Mavi sürgün… Bırakmayacağım sizi bir daha!... Haykırsanız, Ağlasanız, Ayaz olup dokunsanız, Dokunsanız, Gözyaşlarıma… Mehmet YÜCEL KAYA 19/10/2007-ÇİFTEHAVUZLAR/İSTANBUL |
| Date | 2007-10-12 |
| Message | KAYIP HAYAT Yoktu Yokluk soframızda zeytin... Gülümse evlat derdi dedem, Ayağımızda ayak, Sırtımızda militan, Kitaplarımız, Okul yolunda çantamız Yoktu... Umuda atılmış oltamız, Yarına bakacak sevdamız, Türkü dolu soframız, Çoktu... Geleceği, kucağında uyutmaya çalışan Bilge; Senide yanılttı gelenler, Gelenler ve gidenler... Bütün şiddetiyle esiyor, Nişantaşı,Etiler,Ulus Geride boynu bükük kaldı, Yaşlı gözlerle Balat... Geride boynu bükük, Tophane... Ver elini kurtarayım diyor; İstanbul un hoyrat ve ergen kızı Şile, Artık ızdıraptan yıkıla yıkıla Yorgun düşmüş Tarlabaşı na... Tarlabaşı harap... Bir elinde sigara, Bir elinde ucuz bir şarap... Ve sen sevgili, Madem ki soluyorsun bu şehri; Anla, beni... Mazisinde Kuşların öttüğü, Lalelerin koku saçtığı, Salkım saçak böceklerin cirit attığı Köhnemiş, Kağıthane yüreğimi.... Şair : Mehmet Yucel Kaya 23/04/1993-ÇAĞLAYAN/İSTANBUL |
| This free guestbook is provided by UltraGuest.com |