Sign Guestbook   Back to Edip Akbayram

Namesinem
Date2007-12-01
Messagemeraba.sizin türkülerinizi ilgiyle ve severek dinliyorum.büyük sevenlerinizdenim.başarılarınızın devamını diliyorum


NameMEHMET YÜCEL KAYA
Date2007-11-23
MessageHAKİME HANIM…(*)
----------------------------

Görüyorsun halimizi Hakime hanım,
Bir gün aç-bir gün tokuz
Bulduğumuz ekmekle,tahin
Bir gün var-bir gün yokuz…

Mağazalar,
Caddeler boyu,
Halojen aydınlatma,
Caddeler boyu,
Ceketler-etekler
Vitrin-vitrinde,
Sefalet diz boyu…

Bir şehir daha yutuyor
Salya –tükürük varoşluyu…
Balat sırtları alaca karanlıkta,
Umutları gelecek güne öteliyor…
Birten abla uygun notalarla
Hayat veremiyor
Kucağından düşmeyen,
Düşürülmeyen (!)
Takdir adlı beyhude gitara…


Çoklu bilinmeyenli denklem
Adım atışımız
Hakime hanım,
Çözümsüz entegral ödevi…
Havasız bodrum katlar,
Bol rutubetli oda üçgeni…


Bana sorgular gözle bakma Hakime hanım,
Saçlarımdan ayaklarıma kadar masum değilim belki…
Bilmeni isterim ki,
Israrla sevgisizlik,
Israrla İmkansızlık
Israrla Soluksuzluk
Her kötülük nedeni…



M.YÜCEL KAYA
23/11/2007-ŞİŞLİ/İSTANBUL

(*)-23/11/2007 tarihinde Şişli adliyesi önünde mal beyanında bulunmayan,elleri kelepçeli bir kredi kartı mağduru, polis eşliğinde götürülüş fotoğrafı belleğime kazındı ve bu şiir oluştu.


Namegüneş
Date2007-11-15
Locationclick picture for more information
Messageçok güzel bir web sayfası olmuş perde.biz çalışanları olarak başarılar.


NameMEHMET YÜCEL KAYA
Date2007-11-13
MessageBEZ SENDEN DERTLİ...

AKARSU OLUPTA ÇAĞLAMA GÖNÜL,
SAĞA-SOLA VURDUĞUN TAŞ SENDEN DERTLİ...
NASIL OLSA DENİZE ULAŞTIM DEME,
BUĞU BUĞU TÜTEN TUZ SENDEN DERTLİ


OVALAR, YOLLAR, BAYIRLAR AŞSAN;
İÇİNDEKİ HARI DERYA YA SALSAN,
YORULUPTA BİR GÖLGEYE OTURSAN,
GÖLGESİN TATTTIĞIN DUT SENDEN DERTLİ...


YAŞ KEMALE ERDİ NE YAPTIN GÖNÜL ?
UMMANIN SIRRINA VARDIM MI OLA ?
DÜŞÜNDE GÖRDÜĞÜN BİR VELİ DERVİŞ,
DERVİŞİN ELİNDE GÜL SENDEN DERTLİ...



MEHMET YÜCEL DER Kİ ;GEÇİYOR GÜNLER,
GEÇTİĞİ YERLERDE BİTMİYOR OTLAR
EKSİLDİ BİR BİR YADİGAR DOSTLAR
TABUTA ÇEKİLEN BEZ SENDEN DERTLİ...

MEHMET YÜCEL KAYA
25/01/2005-ÇAĞLAYAN/İSTANBUL


NameMEHMET YÜCEL KAYA
Date2007-11-06
MessageBARIŞ, FİZİK, ÖLÜM VE SEN…

Buğday başakları kurudu saçlarında,
Ekim yağmurları yağıyor bak avuçlarına,
Aç yılanın sıçan arayış sürünme turları gibi
Ölüm gözlüyor olsa da köşe başlarında
Dert etme gülüm,
Selam olsun Azrail dostumuza…


Urartular geçmiş olsa da bedenimizden
Burnumuza Masis dağı,
Gözlerimize urmiye gölü deselerde,
Uygarlıkların yorgunluğunu taşısa da hücrelerimiz
Çıkacaktır elbet insanlık ,
Çıkacaktır Onur,
Çıkacaktır sorgu,
Aydınlıkla dolu “Bilim” yoluna…


Ve ey sen yıldızların dostu
Aslan ODTÜ’lü...
Bu kadar yalnız,
Yıkık,
Ve hüzünlüyken
Neden bıraktın ?
Sosyal demokratlarını yaralı,
Boynu bükük,
Sorunlarla baş başa…


Bir güvercin daha kanatlandı bilinmezlere,
Aksayan fizik,
Mahkum oldu engelli,
Tekerlekli arabaya…
Bir kütüphane daha yakıldı ,
Göz göre –göre…
Neden ?
Nasıl ?
Niçin ?
Kim ?
Soruları karşılıksız kaldı dudaklarda…







Birileri uyandırsın bizi anlamsız uykumuzdan,
Yalan desinler,
Gelecek desinler,
Yağmur olup,
Dolu olup,
Kar olup inecek desinler…
Kurak ,
Bozkır,
Bu verimsiz topraklara…



06/11/2007
ÇAĞLAYAN/İSTANBUL


NameMEHMET YÜCEL KAYA
Date2007-11-03
MessageELVEDA…(*)


Musalla taşında mı yatıyorum ?
Bu cılız kalabalık,
Kimi niçin bekliyor ?
Canlarım- cananlarım nerdeler ?
Beni bırakıp bu soğuk mermerde,
Hangi karanlık dehlize gittiler ?


Benimde kalem tutan ellerim vardı
Büyümek, sonu olmayan masaldı.
Gün doğsun-gün kararsın,
Ana dizi yastıklardan sıcaktı.


Yokluğu yüklemiştim
İlkyaz bulutlarına,
Alabildiğine seviyordum börtü böceği
Kucaklamıştım,
Tüm çocuk gülücükleri,
Kucaklamıştım,
Göçebe sesleri…


Benimde gören gözlerim,
Türküler okuyan dillerim,
Çiçek açan yüreğim vardı
Gül yüzlü öğrencilerimin
Teneffüsse çıkış haykırışları,
Kulağımda asılı kaldı…


Şimdi bir var-bir yok oldum
Kefken’de güneşi göremeyeceğim,
Sapanca’da buzlu rakı içemeyeceğim
Dostlarımla çaylı sohbetler yapamayacağım,
Ellerim tutamayacak susamlı simidi
Sevda şiirleri okuyamayacağım…
Islanmamak adına kaçamayacağım yağmurlardan,
Kapı zilinde adım olmayacak,
Bağdaş kurup paşa sedirimde
Kahvemi yudumlayamayacağım,
Bir var-bir yok oldum,
Öyle mi ?


MEHMET YÜCEL KAYA
HALİDE EDİP MAH-ŞİŞLİ
İSTANBUL

(*)-16/04/2007 tarihinde vefat eden İlkokul öğretmenim Süleyman TOR ve onun nezrinde kaybettiğimiz tüm demokrat öğretmenlere…


NameMehmet Yücel KAYA
Date2007-10-27
MessageŞEYTANA ÖFKE
-----------------------------------


Bir bilseniz yalnızlığımı,
Dizelere sığınmak yetmiyor…
Bir bilseniz yaralarımı,
Merhemler yetişmiyor…


Bir uçurtma uçurdu GEZMİŞ Deniz,
Uçurtmayı seyreyledik yıllarca…
Amaçsız,
Çekingen ve korkakça…
Silkinmedik gece karanlığından,
Silkinmedik sonu gelmez kabustan…
Oysa nazlı-nazlı süzülürken,
“Var olmak budur canım kardeşim”
Diyordu usulca…


Bir çığlıktı ÜÇOK Bahriye,
Arap saltanatında köle,
Koca hükümranlığında dayak,
Çocuk doğurmada tavşan,
Çoğalan,
Çoğalan,
Çoğalan yıkık şehirler gibi …
Boynu bükük,
Yalnızların,
Anaların,
Kadınların meşalesi…



Kozmos aydınlık,
Evren yaratıcısıydı MUMCU Uğur,
Kızgın ateş topu…
Karanlıklar aydınlandıkça ateş topundan
Şeytanlar çoğalttı;
Kirli,
Dışkı dolu püskürtme suyunu…



Birer – birer yok edecek misiniz bizi ?
İnsan kisveli Şeytanlar…
Dünya yuvarlak dedi Galileo GALİLEİ…
Bakın işte dönüyor
Yine dönecek,
Yine dönecek,
Yine !....
Siz isteseniz de,
İstemeseniz de,
Bu ahir devran…



24/01/2007-BATIKENT/ANKARA


NameMehmet yücel KAYA
Date2007-10-22
MessageUMUDA SERZENİŞ …

Soldu yaban gülleri
Kimsesiz,
Soluksuz,
Çaresiz,
Dağ yamaçlarında…


Yitti dal gibi ince fidanlar,
Yorgun,
Sessiz,
Nefessiz
Mahpushane Kuytularında…


Uçurtma olup kayboldular gözden
İnce narin,
Güleç,
Sitemsiz,
Bereketli,
Yağmur bulutları…

Arıyorum yitiklerimi
Nerdesiniz !
Çıkın artık
Siz olmadan Deniz Balçık,
Siz olmadan
Güvercinler vuruldu güpegündüz
Siz olmadan direnç öksüz
Kitap dilsiz
Şiir renksiz
Mavi sürgün…

Bırakmayacağım sizi bir daha!...
Haykırsanız,
Ağlasanız,
Ayaz olup dokunsanız,
Dokunsanız,
Gözyaşlarıma…

Mehmet YÜCEL KAYA
19/10/2007-ÇİFTEHAVUZLAR/İSTANBUL


NameMehmet Yücel KAYA
Date2007-10-22
MessageUMUDA SERZENİŞ …


Soldu yaban gülleri
Kimsesiz,
Soluksuz,
Çaresiz,
Dağ yamaçlarında…



Yitti dal gibi ince fidanlar,
Yorgun,
Sessiz,
Nefessiz
Mahpushane Kuytularında…




Uçurtma olup kayboldular gözden
İnce narin,
Güleç,
Sitemsiz,
Bereketli,
Yağmur bulutları…


Arıyorum yitiklerimi
Nerdesiniz !
Çıkın artık
Siz olmadan Deniz Balçık,
Siz olmadan
Güvercinler vuruldu güpegündüz
Siz olmadan direnç öksüz
Kitap dilsiz
Şiir renksiz
Mavi sürgün…

Bırakmayacağım sizi bir daha!...
Haykırsanız,
Ağlasanız,
Ayaz olup dokunsanız,
Dokunsanız,
Gözyaşlarıma…



Mehmet YÜCEL KAYA
19/10/2007-ÇİFTEHAVUZLAR/İSTANBUL


NameMEHMET YÜCEL KAYA
Date2007-10-12
MessageKAYIP HAYAT



Yoktu Yokluk soframızda zeytin...
Gülümse evlat derdi dedem,

Ayağımızda ayak,
Sırtımızda militan,
Kitaplarımız,
Okul yolunda çantamız
Yoktu...


Umuda atılmış oltamız,
Yarına bakacak sevdamız,
Türkü dolu soframız,
Çoktu...


Geleceği, kucağında uyutmaya çalışan Bilge;
Senide yanılttı gelenler,
Gelenler ve gidenler...


Bütün şiddetiyle esiyor,
Nişantaşı,Etiler,Ulus
Geride boynu bükük kaldı,
Yaşlı gözlerle Balat...
Geride boynu bükük,
Tophane...

Ver elini kurtarayım diyor;
İstanbul un hoyrat ve ergen kızı
Şile,
Artık ızdıraptan yıkıla yıkıla
Yorgun düşmüş Tarlabaşı na...

Tarlabaşı harap...
Bir elinde sigara,
Bir elinde ucuz bir şarap...


Ve sen sevgili,
Madem ki soluyorsun bu şehri;
Anla, beni...
Mazisinde
Kuşların öttüğü,
Lalelerin koku saçtığı,
Salkım saçak böceklerin cirit attığı
Köhnemiş,
Kağıthane yüreğimi....
Şair : Mehmet Yucel Kaya


23/04/1993-ÇAĞLAYAN/İSTANBUL


Page 2 of 3 < 1 2 3 > 

Free guestbook provided by UltraGuest.com